Dağda Karşılaşılabilecek Tehlikeler ve Korunma Yöntemleri
Dağcılık her zaman için belli riskler taşıyan bir spordur. Bu
riskler dağcılığın doğasında ve ortamında mevcuttur. Yani dağcılık kontrollü
riskler sporudur. Dağcının karşılaşacağı riskler iki ana başlık altında
incelenebilir.
Biz daha çok dağ ortamından kaynaklanan tehlikeleri
belirteceğiz. Ancak dağcının bilgi, tecrübe, bulunduğu ortamı muhakeme kabiliyeti
de dağda tehlikeleri engellemek için önemli yere sahiptir. Dağlarda insanlar olmasa da
objektif tehlikeler dediğimiz doğal olaylar devam eder.
Karanlık, fırtınalar, yağış, yıldırım, irtifa etkileri,
çığ, taş düşmesi ve aşırı soğuk doğanın kendi içinde var olan ve oluşumları
hemen hemen engellenemeyen olumsuz ve tehlikeli doğa olaylarıdır. Dağcılar olarak
biz, bu şartları değiştiremeyiz ancak onları tanımak ve uyum göstermekle
tehlikeleri en aza indirebiliriz.
Dağlarda karşılaşılabilecek doğal tehlikeler
Yıldırım / Şimşek Tehlikeleri: Yıldırım genelde sivri uç ve
zirvelere düşer. Bunun için sivri zirveler, sırtlar, ağaçlar ve dik kayalardan uzak
durmak gerekir. Yağmurdan kaçmak için mağara ve büyük kayaların altına girmek
doğru değildir. Mağara içinde yıldırım girişten dikey olarak yere atlıyabildiği
gibi duvarları yalıyarak da toprağa gidebilir. Her iki koşulda da duvarlar ile
temastan kaçınmalı ve yer ile alta yalıtkan bir malzeme konularak dağcı kendini
izole etmelidir. Açık arazide tek ağaç ve büyük taşlara yanaşılmamalıdır.
Islanma pahasına da olsa açıkta ve yere yatarak beklemek en iyi çözümdür. Eğer bu
gibi bir durumlarla yükseklerde karşılaşılmış ise aşağı inmeye çalışmak ve
sakin olarak düşünerek doğru kararlar alabilmek gereklidir.
Taş Düşmesi: Dağlar sağlam kayalar haricinde çarşak dediğimiz taş
tarlalarından oluşurlar. Bu ortamda taş düşmesi son derece sık karşılaşılan bir
durumdur. Taş düşürenler sadece dikkatsiz dağcılar değildir. Dağlardaki donma ve
erime olayları da sabah ve akşam saatlerinde özellikle çok taş düşmesine sebep
olur. Bu nedenle taş düşmeleri olan yerlerde tırmanışlar her şeyin donmuş
olacağı sabahın erken saatlerinde başlatılır. Tehlikeli zeminler erken saatlerde
geride bırakılır.
Eğer aşağıya taş düşüren siz iseniz TAAAAAŞ! diye bağırarak
aşağıdakileri uyarmalısınız. Taş düşmesi ile ünlü rotalar vardır ve bu
rotalara tırmanış saatlerinin buna göre ayarlanması gereklidir. (örnek vermek
gerekirse; Kaçkar Büyük Buzul, Erciyes Şeytan deresi gibi...)
Çığ: Kar olan ve kar şyağışı alan her zeminde çığ olabilir. Teorik
olarak 18 ile 60 derecelerdeki eğimlerde ve çoğunlukla 30-45 derecelerdeki eğimlerde
çığ riski diğer eğimlere oranla çok daha fazladır. Kar kalınlığının
artmasıyla toprak ve yüzey arasında ısı farkı oluşur alttaki tabakada ısınan
kristaller nemlerini yukarıya verirler ve soğuğun etkisiyle kar örtüsünün belli bir
noktasında donarak bilya kar tabakasını oluşturur. buda çığ olayına neden olur.
Gevşek kar çığları, tabaka kar çığları ve toz kar çığları
şeklinde 3 çeşit çığ vardır.
Gevşek çığ: eğim 50 dereceye ulaştığında kar birbirine
tutunamaz hale gelir ve yerçekimden dolayı gerilim iç tabakanın dyanıklılığından
fazla olduğunda çığ oluşur.
Tabaka kar çığları; sıkışmış kar tabakasının üstünü
yağan yeni kar, rüzgar ile sıkışan kar, eridikten sonra tekrar donan yüzey, ve
ezilip tabaka kara dönüşen kayak pistleri tabaka kar çığına yol açar.
Toz kar çığı; çok ender olur ve kurtuluş şansı yoktur saatte
360 km hızla ilerler ve taneciklerin ciğere dolması sonucu ölüm meydana gelir.
Yamacın eğimi, yamaç profili, yamacın yönü, toprak ve bitki
örtüsü, yeryüzünün genel özellikleri, karın niteliği, hava koşulları, çığı
oluşturan sebeplerdir.
Çığ için alınacak tedbirlerin başında sinyal yayan cihazlar
gelir. Çığdan korunmak için emniyetli kulvarlardan yürümek, karın yumuşadığı
zamanlarda çığ tehlikesi varsa karın donması için geceyi beklemek, çıkışlar
için erken saatleri kullanmak, yamaçların dik kesilmemesi, sessiz olmak ve aynı iz
üzerini basmak, etrafınıza fırlatacağınız şeylerin (yerinizin kolay tespit
edilmesi için)
bulunması gerekir.
Çığa yakalandığınızda ise herzaman çığın üzerine çıkmaya
çalışmak, çığın merkezinden kenarlara doğru kaçmaya çalışmak, kurtulma
şansımız kalmadığında ve çığ yavaşladığında cenin pozizisyonu almak, ve fazla
enerji harcamamak gerekir.
Eğer arkadaşımız çığ altında kalmışsa; son görüldüğü
yeri tespit edin dağcıya ait herhangi bir eşya bulmaya çalışın, ses verin, eğer
kazazedeyi bulursanız; solunumu durmuşsa suni teneffüs yapın, vücudunu ani olarak
ısıtmayın, çıplak tene sıcak değdirmeyin, ilaç vermeyin, ve hastaneye
ulaştırmaya çalışın.
Çığ tehlikesinin en çok gözlendiği zamanlar vardır.
Biz dağcılar için iki tür çığ sözkonusudur. Gevşek kar
çığları ve tabaka çığları. Gevşek kar çığının çok az iç tutunması vardır
ve şekilsiz bir yığındır. Tek noktadan başlayarak hızlandıkça genişler. Yaş ya
da kuru olabilir. Yaş karda olması ağırlığı açısından daha ciddidir.Toz kar
kazazedeyi boğabilir.
Dik kulvar ve boğazlar, açık , geniş kar yamaçları potansiyel
çığ yerleridir. Doğal olarak sırt, kule ve kaya çıkıntıları daha
sağlıklıdır. En iyi çözüm ciddi bir kar yağışından sonra 1 - 2 gün sonrasına
kadar dağa gidilmemesi veya tırmanış yapılmamasıdır.
Kornişler: Bu oluşumlar sırtların üzerinde rüzgar yönünün tersi
yamaçların üzerinde oluşan altı boş kar yığınlarıdır. Rüzgar yönünden
görülmeleri zordur ve dikkat edilmezse üzerinden geçerken dağcı ile birlikte kopup
düşmesi mümkündür.
Buzul Tehlikeleri: Ülkemizde olmamakla birlikte, buzul çatlağına
düşme ve serak çökmesi yüksek dağlar için önemli bir tehlikedir. Buzul
çatlaklarına düşmemek için dikkatli olmalı ve iple geçiş yapılmalıdır. Serak,
buzullardaki buz kule ve duvarlarına verilen isimdir. Bu buz kuleleri zamanla
beraberlerinde tonlarca çığ ile birlikte çökebilirler.
Sis ve Karanlık: Dağlarda çok görülen sis ve bulutlar dağcılar
için her zaman problem olmuşlardır. Sis demek görüş kaybı dolayısıyla arazi
bilinmiyorsa, kaybolma veya en azından kampın bulunamaması olabilir. Bunun için
yanınızda mutlaka harita, pusula gibi yön bulmaya yarayan malzemeler bulunmalıdır.
Güneş: Yüksek irtifalarda güneş yanığı, yüksek UV ve düşük atmosfer
yoğunluğu nedeniyle anormal şartlardaki yanıklara göre daha ciddi sonuçlar
doğurabilir. Dağlarda özellikle şort ve kısa kollu giysiler kullanılmamalı,
dudaklar, kulak, burun, ense ve eller yüksek koruma faktörlü güneş kremleriyle
korunmalıdır.
Sıcak Çarpması: Uzun süre sıcak ortamda faaliyet gösterilmesi ile
vücudun tükenmesidir. Sıvı ve elektrolit kaybı sonucu kan hacminin azalması ile
yorgunluk ve kramp şeklinde kendini gösterir.Bol, mayhoş ve elektrolitli sıvı almak,
vücudu havalandırmak veya terlememeye çalışmak sıcak çarpmasını engellemek
açısından önemlidir.